Bu yol dedemlerin evine gidiyor küçüklüğümden beri kaç kez inip çıkmışımdır. Rahmetli Rıza amca vardı. Yolun başından seslenir çarşıdan her geldiğinde meyve, çikolata, şeker getirirdi bana. Maaşın olunca da sen bana alırsın derdi ama maalesef ömrü yetmedi.
Arkadaşımın evlerinin bu bahçesinde az oyun oynamadık. Tüm mahalle çocukları toplanır akşam ezanı okunana kadar oyun oynardık. Yaklaşık on -on beş kişiydik. Ben ve kardeşim dışında beş arkadaşımız da yaz tatili için şehir dışından gelirlerdi. 10 günlük zamanda hiç eve girmezdik. Annelerimiz gelir toplardı bizi. Mahalle arkadaşlarımın her biri bir yerde şimdi. Kimi astsubay, öğretmen, mühendis oldu.Kiminden haberim bile yok desem yeridir. Hepsi bambaşka yerlerde. Bazılarıyla görüşüyoruz ama bazılarını sokakta görsem tanımam.
Babamın mesleğinden dolayı bir sene yanına gidememiş dedemlerin yanında okumak zorunda kalmıştım. Bu yoldan az gidip gelmedim. Okul hiç değişmemiş. Sadece karşısına ek bina yapmışlar. Görünce içim bir tuhaf oldu. O zamanlar miniminnacık bir kızdım. Bu yoldan ağlayarak ta eve gittimi bilirim, gülerek te, hey gidi günler hey diyorum.
Bu da okulumuza yakın bakkalımız. Her gün muhakkak bir kez uğrardım. Bakkalın hala kapanmadığını görünce çok şaşırdım. Aradan neredeyse 19 yıl geçmiş. Hiç değişmeden kalmış.
Torosların eteğinde kendi halinde bir yer bizimkisi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder